1. 1.
    +2
    bölüm 3:

    staj ne la?

    evet direk son sınıfa geliyorum.

    artık yavaş yavaş sorumluluk denen duygu içi kaplamaya başlamış. lan ben üniversiteden sonra ne tak yerim korkusu gelmiş, ders çalışılmaya karar verilmişti

    haftada bir gün de staja gidiliyor. şimdi size staj saçmalığını anlatıyorum.

    üniversite bölgedeki okullarla anlaşır. staj verecek öğretmen başına okula para öder. bu da şu demektir. ne kadar az öğretmen tutarsak o kadar az para veririz. peki bunun sonucunda ne olur?

    on kişilik bir grup halinde aynı sınıfa girer arka sıralara dizilirsin.

    evet manzara bu gençler

    takım elbiseli 22 yaşında adam ve kadınlar hep beraber sınıfa giriyorlar ve en arkaya diziliyorlar.
    birinci dönem sadece öğretmeni izlersin ve not alırsın. sonra o raporları teslim edip vize final notu alırsın. tabi olması gereken bu ama olan şudur:

    bütün dönem arkada oturursun mal gibi teneffüste çocuklarla oynarsın falan. rapor teslim zamanı geldiğinde herkes internetten indirir veya arkadaşından yazar ve teslim edip 90 falan alır.

    ilk dönem gittiğim okul varoş bir mahalledeydi. köyden gelen çocuklar, taşımalı sistem, kaynaştırma öğrencileri falan.
    staj veren öğretmenimiz bıyıkları olan 30 lu yaşlarında kayışı koparmış tuhaf bir "kadın" dı. kayışı koparması çok doğal çünkü 40+ kişi mevcudu olan bir sınıf ve okulun hiçbir imkanı yok. çocukların arasında 6. sınıfa gelmiş okuma yazma bilmeyenler var ve kadın onlara dil bilgisi öğretmeye çalışıyor...

    ilk gittiğimizde müdür bize:

    arkadaşlar öğrenciler size abi falan der sakın ha siz öğretmensiniz. öğretmenim desinler. onları uyarın. isterseniz bir yaramazlık gördüğünüzde dövebilirsiniz. kimse bir şey diyemez size. dedi

    hep beraber peki hocam anladık derken iç sesim senin ben geçmişini ızdırabını dinini imanını gibeyim müdür gibi. başka ne anlarsın dıbına koduğum anca çocukları döv dökülen saçlarını zütüne soktuğumun muallaksi
    diyordu.
    ···
   tümünü göster