-
1.
+1Yıllar önce Aristonun şu sözüyle devam etmek belki de en doğrusu olacak; "Mutlu olmak için önce mutsuz olmak gerekir."
Senden şu an okumayı bırakmanı istiyorum ve neden böyle bir şey söylemiş olduğunu anlamaya çalışman için 1 dakika zaman veriyorum.
Bu fikri yıllar sonra harika bir biçimde temellendirerek ortaya atacak bir adam olacak. Ve o adam tarihin gördüğü Kant tan sonraki en büyük filozofu yaratacak.
Schopenhauer arzularımız üzerine konuşurken şu cümlenin üzerinde sıkça durur; "Her tatmin edilmiş arzu bir yenisini doğuracaktır."
Kendinize bir bakın, ilk kez telefonunuzu aldığınızda, ilk kez bilgisayarınızı aldıklarında ya da büyük bir üniversiteyi kazandığında nasıl sevinmiştin değil mi. Ama ne oldu? Arzun tatmin edildi. Senin mutluluk adını verdiğin şey sadece bir isteğin karşılığını bulmasıydı. Sadece bu kadardı. Sen bir şey istemiştin ve karşılığını bulmuştun.
Sizlere açıkça mutluluk dediğimiz şeyin yalnızca kısa sürekli zevkler olduğunu söyleyeceğim. Mutlu olamazsınız, yalnızca bir ok gibi geri çekilir ve fırlatılmadan geri eski halinize gelirsiniz. Bu da sizleri mutlu yapmaz. Zaten eskiden olduğunuz hale geri getirir. Ama bizler bunu mutluluk olarak isimlendiririz. Bu da bizi bu yazı dizisine başladığımız noktaya getirir; Mutlu olmak için gerekli olan mutsuzluk haline.
Sizden yalnızca düşünmenizi istiyorum, neden en çok çaba sarfedenler kazandığı taktirde en mutlu insanlar oluyor? Ya da çaba sarfetmeden şeylere sahip olan insanlar neden çaba sarfedenlere nazaran daha mutsuz? Siz güzelim taze beyninizi yormayın ben söyleyeyim; Çünkü oku ne kadar çok gerersen bıraktığında ok ilk haline gelmek için çok daha fazla yol katedecektir.
başlık yok! burası bom boş!