+1
ajandaya baktım ertesi gun cuma tüm toplantıları salladığım gün bir de ahmet'le fesetme mevzusu var tabi. akşamdan dosyaları hazırlamak için ofiste kaldım. Saat 9a kadar neslihanda benle kaldı. aşağı da çalışanlardan biri dikkatimi çekti, bakıyorum her gun en az 4 saat fazla mesai yapıyor. aşağı yanına indim. benim yaşlarımdaydı. ismi ermandı. halil ustanın en gözde elemanlarından biriydi. babama göre halil ustanın tahtını yıkacak adamdı.
- hayırdır erman, bu saatte?
- para lazım serkan bey
- bu ne hırstır böyle her gece?
- keşke hırstan olsa
- noldu?
- kızım 2 yaşında kalbi delik, 4 milyar masraf bedeli çıkardılar. onun için bu kadar çalışmam elimden geleni yapıyorum
- e neden daha önce gelip söylemedin?
- bizim adetimiz değil beyim haketmediğimiz paraları istemek.
Gözlerim dolmuştu ulan bu nasıl insanlıktı. birşeyler yapmalıydım. saat geç olduğu için babamı arayamazdım, çocuk parasızlıktan ameliyat olamıyordu. ertesi günü beklemek lazımdı. erman'ın çalıştığı tarafın ustası derman diye bi herifti hiç sevmezdim. elemanların mesailerini ekgib yazar yaranmaya çalışırdı. babam iş ve emek konusunda hak yemez, tek tek kamera kayıtlarını inceletip kim ne kadar çalıstıysa o kadar para ödenirdi. bu işçilerin şevkini arttırırdı. 350 kişi çalışıyordu fabrikada 14'ü ustabaşı onlarında şefi halil ustaydı. "erman'a bırakmasını" söyledim. 100 tl çıkardım "al bununla çocuguna bu akşam dışardan yemek yedir" dedim. almadı, "alamam" dedi. "haketmediğim parayı alamam" eğer nobel dürüstlük ödülü olsaydı, bu adam kazanırdı. Olaya tanık olan güvenlik elemanı olan biteni derman'a anlatmış. o geceyi bitirip eve geçtiğimde gözüme gram uyku girmedi. neslihan sorduğunda erman'ın durumunu anlattım.
- Hayatım hayat bu yapabilecek birşeyin yok.
- gerekirse kendi cebimden verip ameliyat ettiricem o çocuğu
- sence erman bunu kabul edecek mi?
- var bi planım babamla konuşayım bi bebegim.
- tamam o halde kahve yapayım mı?
- ooo şahane olur.
kahvemizi içtik sıradan bi mutluluk gecesi geçirdik. tv falan filan derken aile babası modundaydım.