1. 1.
    +2
    ne alaka la gibik diyeceğiniz bir başlık açtım. sizin gibi cahil ama sevimli tiplerin ilgisini çekmese de, benim işim gereği yazıp çizdiğim bir şeyler var, bu gece bitirdiğim bir tezin ilk bölümünü siz gariban, cahil , ergen ve bir o kadar da tatlı ve sevimli yaratıklara atayım dedim. (henüz taslağı bitti kavram ve imla düzeltmesi olmadı)

    En başta [... ] ve geldiği geleneği incelediğimizde , diğer bir çok sol franksiyonlardan farklı olarak her zaman bilimsel sosyalizmi kendine program edinmiştir. Ana madde olarak bunu almamız doğru olacaktır.

    Burjuva devrim sürecine bir göz atarsak, şüphesiz ki en büyük , en ilerici, en özgün burjuvazi devrimi 1789 fransız devrimidir. Fransız devrimini incelediğimizde ilerici bir atılım, eşitlik, aydınlanmacılık, laiklik,özerklik, hukuk gibi kavramların sıkça vurgulandığını görürüz.

    Bu bahsedilen kavramların sıkça vurgulanması gayet normaldir. O dönemde burjuvazi iktidarda değil muhalefette , o dönemde sömüren değil, kısmen sömürülen. Burglara itilmiş, toplumdan dışlanmış bir yaşam sürmekte. Doğal olarak hak arayışlarında bu kavramlara başvurması şaşırtıcı değildir.

    Feodal düzene karşı burjuvazinin ideolojisi o dönem için ilerici bir atılım olarak kabul görebilir. Lakin o dönemin şartları doğrultusunda bu doğrudur, günümüz dünyasına güncel siyasete bakarsak eğer , burjuvazi çoktan şekil değiştirmiştir. Muhalefet konumundan iktidar konumuna gelmiştir.

    Burjuvazi iktidar ise Sovyetlerin çözülmesi sonra diktatörlüğe dönüşmüştür. Doğal olarak karşısında Sosyalist bir seçenek olamaması Kapitalizmin dünyayı tekeline çevirme arzusunu arttırmış. Günümüz dünyasında ilerici bir atılımla dünya arenasına çıkan Burjuvazi çoktan gerici bir hal almış, dünyayı yöneten güç konumuna gelmiştir.

    Bugün dünyada diktatörlüğünü ilan eden Burjuvaziden devrimci bir vasıf beklemek gülünç olur, kendisine devrim yapacak bir hali yoktur. Devrimci vasıfı yıllar önce bitmiştir. Neredeyse tüm dünyada kendi yapıtı olan kapitalizmi kurmuş ve yönetimleri tekeline almıştır.

    Ülkemizde 1923 devrimi de milli burjuvazinin devrimidir. Ülkemizde bu sürecini tamamlamış, Feodal düzen zayıflatılmış, Kapitalizmle entegre olmaya çalışan bir düzen kurulmuştur.

    Bu dönemden sonra beklenecek bir aşama kalmamıştır. Eğer bir aşama aranacaksa zaten bundan sonraki aşama Sosyalist devrim aşaması olacaktır.
    Bu yüzden aşamacı devrim anlayışı gibi bir anlayış beklemek doğru olmaz. Feodal düzen çoktan yıkılmıştır.

    [... ] Bilimsel Sosyalizmin savunucusudur, Leninist bir parti progrdıbına sahiptir şartlar ne olursa olsun, hangi sistem içinde olursak olalım. Partinin tek hedefi marksist-leninist devrim yapmaktır.

    Burjuvazi devrim süreçi gibi bir süreç kalmamıştır. Burjuvazi çoktan diktatörlüğünü kurmuştur. Aşama gibi bir şey kabul edilemez, feodal düzen çoktan bitmiştir. Geriye tek bir seçenek vardır bilimsel sosyalizmle Marksist-Leninist Devrim yapmaktır.
    ···
  1. 2.
    +1
    bu saatte bunu okursam topyekün devrim geçirmiş olduğuma inanırım panpa ama nickine bakarark sana güveniyorum.

    okuyun beyler adam haklı
    ···
  2. 3.
    -1
    ananın amından dolayı panpa
    ···
  3. 4.
    0
    bu saatte seninle mdd-sd atışması yapacak değilim.

    oyş son cümleni gördüm güzelmiş hade bağırak yaaaaşaasııın deeeevrrrimmmm
    ···
  4. 5.
    -1
    özet:bu ülkede soldan iktidar olmaz bu kadar amk
    ···
  5. 6.
    0
    @4 tartışmayı istediğin zaman açabilirsin, lakin halen doğmatik bakmanız olaya beni güldürüyor,
    1- köylü mü kaldı?
    2- feodal yaşam mı var
    3- halen kapitalizme tam entegre olduğumuzu kabul etmeyecek kadar kör müsün?
    ···
  6. 7.
    0
    @6 ulan lümpen
    şimdi sana bi laf atarım görürsün gününü
    ···
  7. 8.
    0
    @7 mdd'ci kardeşim buyur yaz bildiklerini, atarım ederim demek ama yapmamak opurtünist işidir be
    ···
  8. 9.
    0
    @8 ulan goşist bin tam laf atıcam sana bi uyku basıyor amk
    ···
  9. 10.
    0
    @9 al bari bunu dinle http://www.youtube.com/watch?v=1xSu0RlMYx8
    ···
  10. 11.
    0
    @11 yazdık ya
    ···
  11. 12.
    0
    @14 --->burjuvazi iktidar ise sovyetlerin çözülmesi sonra diktatörlüğe dönüşmüştür. doğal olarak karşısında sosyalist bir seçenek olamaması kapitalizmin dünyayı tekeline çevirme arzusunu arttırmış. günümüz dünyasında ilerici bir atılımla dünya arenasına çıkan burjuvazi çoktan gerici bir hal almış, dünyayı yöneten güç konumuna gelmiştir.
    ···
  12. 13.
    0
    @16 bununla ilgili gerek ekonomik, gerek kültürel bir çok örnek verilebilir, misal eşitlik sözü ekonomik bir tavırdır. insanların eşit olmasını , özgür olmasını baz alır. eşit değilmiyiz dersen düşün derim. 1789'da burjuvazi eşitlik diyordu. 2014'te burjuvazi diktatörlüğü var dünya'da eşit miyiz?

    laik'lik dersek, gerçen vatikan'da cennette neler yapılması gerekir diye kurslar başlamış, gazetede okudum. yahut abd askerleri ve milliyetçilerini araştır ağır katoliklik nedir görürsün. yahut israil devleti ve askerlerine bak, nasıl yahudiliği gericilikle birleştirmişler, faşist hal almış.

    hepsini geçtim. liberalizm yani burjuvazinin ideolojisi olan liberalizm'in neo-liberal sermayeci yapısının türkiye temsilciliği Akp'e bak ve bi düşün dostum
    ···