/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 1.
    +12 -3
    Ne kadar taktan bir durumda olduklarının farkındalar fakat kendilerini kandırmaktan da geri değiller. ipin ucunu yakalayamaz ve bu tutumunda ısrarcı olmaya devam ederse insanoğlu; talep ettikleri, kaybettikleri için ağladıkları değerlere asla ulaşamayacak. Kolay olanı, önüne konulanı kabul eden; taktan zevkleri, fikirleri, trajedileri olan ve hunharca güdülen bir nesille engellerin arasına sıkışacağız. Memnun değilsen harekete geç ve bir kez olsun ödleklik yapma.

    Birkaç dostumun ve kendini geliştirmeye adamış kadın avcısı yazarların katkısıyla bu başlığı hazırlayıp sizlerle paylaşma gereği duyduk. Zira sözlükteki herkese mutlaka fayda sağlayacak dileyenleri, bu yolda bizimle yürümek için foruma davet edeceğiz. Bu yazı dizisi teoride kalıp uçan başlıklardan olmayacak. Biz başlangıcı yapıyoruz geri dönemeyeceksiniz.

    Alfaloji Was Here !
    ···
  2. 2.
    +2
    Bu güne kadar yanımda birileri olsun istedim, bir kişi olsun ve onunla birlikte çalışalım. O bir kişi ile yemek yiyeyim, onunla birlikte güleyim, onunla birlikte ders çalışayım istedim. 3 sene oldu kocaman 3 sene.
    Ben o hep beni harekete geçirecek arkadaşı aradım, ne mi oldu?
    işte söylüyorum, boşa geçen kocaman bir 3 yıl oldu.

    Güneş, Dünyalılar ben bugün sizleri aydınlatmıyorum hiç isteğim yok. Ay bana geceden kalan enerjisini verirse belki aydınlatabilirim.
    Derse;
    giberler o Güneşi, Sen güneşsin yarram ne diyorsun lan derler.

    Gece kalkamıyorum, onu yapamıyorum, bunu yapamıyorum gibi bahaneler üretmeyi bırakın. Toplumun etkisiyle çalışıyorsan düşün ve somut verileri elde et. insanların beni dışlamasından korkuyorum ve o yüzden yataktan kalkabiliyorum, demeyi bil.

    Mecburi Edit : ilk entryi şukulamanız yeterli beyler giblenmeyen yazarlar topluluğu gibi durmayalım
    ···
    1. 1.
      +1
      Rezervasyon
      ···
    2. 2.
      0
      Bu ne dıbını avradını gibtiğim
      ···
  3. 3.
    +2
    Bir süredir bu işlerin içinde olan okuyan, manipilasyon, pgiboloji insan ilişkileri vs. hakkında araştıran saha arkadaşlarımda ve diğer insanlarda benim "ÜST AKIL" adını verdiğim bir mekanizma oluşuyor.

    Bu üst akılın farkına "ne yapıyorsun dostum" diye kendi kendi uyardığında farkediyorsun.

    Şahsen bende günde yaklaşık 20 defa uyarı biçminde dilleniyor.10-15 defa "bu durumda yapılması gereken en iyi şey nedir" şeklinde geliyor. Sıklıklaysa beni yeriyor disiplinsiz bin ders çalış ders dinle diyor adeta içinizde bir rahip ,general,trp üstadı, makyavelist bir bin oluşuyor. Kız gördüğünde bunu yap diyen mesajlaşırken yapma şunu mk diyen bir üstad oluşuyor. Otomatik bir kusursuzluk servisi.

    Mecburi Edit : ilk entryi şukulamanız yeterli beyler giblenmeyen yazarlar topluluğu gibi durmayalım
    ···
  4. 4.
    +2
    SiZE YANLIŞ ÖĞRETiLENLER

    Çoğunuzun bildiği üzere Türkiye'de alfalık ve kadın tavlama kavramı üzerinden baya ses getiren kişiler oldu ve bu kişiler birşey bildiklerini iddia edip insanlara kadın düşmanlığını aşıladılar. Doğru söyledikleri şeyler vardı ama bir o kadar da yanlış söyledikleri şeyler vardı. Bu kişilerin peşinden giden çok insan oldu. Ülkemizde bilinçsiz ve nereye çeksen oraya gidecek insan sayısının fazla olduğunu söylememe gerek yok. Özellikle de duyguları yüzünden zarar görmüş ve canı yanmış insanlar -özellikle ergen ve genç kitle- haliyle bu insanların yolunu izledi. Beyler burada çok kritik bir nokta var. Bu kritik nokta ne diye soracak olursanız insanlar duyguları yüzünden zarar görmedi, duygularını yönetmeyi bilmediği ve duygularını avantaja çevirmeyi bilmediği için zarar gördü. Asıl konumuza artık dönebiliriz.
    ···
  5. 5.
    +1
    Duygular ve Duyguların Yönetimi

    Bu konuya geldiğimizde hepinizin şöyle bir duraksadığını ve iç çektiğini biliyorum. Yazılacak ve üstünde durulacak çok şey var bunu da biliyorum. En başta aşk ve sevgi konusunda genel bir açıklama yapacak olursak duygular hakkında yanlış şeyler söylendi, nasıl mı? Sakın aşık olma, aşk kötü, sevmek kötü, aşk acı bir duygu vs. böyle ve buna benzer ifadeler öğretildi ve insanların içine içine işlendi. Bunda insanların yaşadıkları ve tecrübeleri de çok etkili oldu. insanlar duygularını doğru yönetmeyi bilmek yerine duygularından kaçmayı öğrendi.
    ···
  6. 6.
    +1
    insanlara aşk olarak anlatılan çoğu şeyin aslında duygu bozukluğundan kaynaklandığını bilmenizi isterim. Ben aşıktım vs. diyip güçsüz duruma düştüğünüz, olayı aşkın üzerine yıktığınız ve kendinizi hiçe saydığınız durumların madde madde gerçek açıklaması.

    - insanlara acı veren şey aşk değil, muhtaçlık duygusudur.
    - Bir daha onun gibisini bulamayacağına inanman bir korkudur.
    - Yalnız kalacağına inanmak aşk değildir.
    - Kaybetme korkusunun ağır basmasıdır.
    - Duygu yönetiminin dağıldığı ve korkunun ağır bastığı durum aşk değildir.
    - Bir kadını bırakamayacak cesaretinin olmadığı durum aşk değildir, bir korkudur.
    - Ondan başkasını gözünün görmediği durum bir takıntıdır, aşk değildir.

    Kadını hayatının merkezine almak senin kendine saygın olmadığını gösterir. Kadını olağanüstü gördüğünü gösterir. Senin kadın dışında uğraşacak bir şeyinin olmadığını gösterir. Ne yaptığını bilmeyen ve olumsuz biri olduğunu gösterir. Sosyal yeteneklerinin olmadığını gösterir.
    ···
  7. 7.
    +1
    Statün varsa etrafında yüzlerce dost olacaktır bunların hepsi sana istemeden yardımcı olacak veya kendi çıkarı için senin kuyunu kazacak ama eğer tak gibi bir hayat yaşıyorsan tek tük dostun belki olacak belki olmayacak. Olan dostlarında sana tavsiye verdiğinde kendini tatmin etmiş olacak veya haline şükredecek. Yani hangi ilişkiyi düşünürsen düşün yolun sonu hep bencilliğe çıkıyor arkadaşım. Bu bizim doğamızda var. Çok fazla derine inip konuyu felsefe konusu yapmak istemiyorum. Yapmamız gereken bu durumu kabul etmeliyiz. Dünya tozpembe bir yer değil.

    "Statünüz düşükse hiçbir şeyi doğru yapamazsınız. Statünüz yeterince yükcikse yaptığınız hiçbir hata dikkate alınmaz."
    -Skeptico

    "Hepimiz benciliz. Mesele, o bencilliği yönetebilmekte.
    Bencilliği yönetebiliyorsan iyisin, onun seni yönetmesine izin veriyorsan kötüsün. "
    -Zata
    ···
  8. 8.
    0
    Siz güçsüz bir bireyseniz iyi olmanızın hiçbir önemi yoktur. insanlar size iyi olduğunuz için asla saygı duymayacaktır. Hayat aksiliklerle dolu, eğlenceli(sosyal güç çeşidi) biri değilseniz eğlenmeyi bilmeyen adamlar size saygı duyacaktır. Fiziksel olarak iyiyseniz insanlar sizin kavga etmekten kaçınacaktır. Kadınlar(Yine sosyal güç) konusunda iyiyseniz sevgilisi olmayan kız düşkünü herifler size saygı duyacaktır. Zenginseniz, fakirler size saygı duyacaktır. işverenseniz işçiniz size saygı duyacaktır. Hayat sizin iyi yada kötü olmanızı önemsemez bile sadece gücünüzü önemser. Erkek olarak güç peşinde koşun ki insanlarda sizin peşinizden koşsun.
    ···
  9. 9.
    +1
    Yıllar önce Aristonun şu sözüyle devam etmek belki de en doğrusu olacak; "Mutlu olmak için önce mutsuz olmak gerekir."
    Senden şu an okumayı bırakmanı istiyorum ve neden böyle bir şey söylemiş olduğunu anlamaya çalışman için 1 dakika zaman veriyorum.

    Bu fikri yıllar sonra harika bir biçimde temellendirerek ortaya atacak bir adam olacak. Ve o adam tarihin gördüğü Kant tan sonraki en büyük filozofu yaratacak.
    Schopenhauer arzularımız üzerine konuşurken şu cümlenin üzerinde sıkça durur; "Her tatmin edilmiş arzu bir yenisini doğuracaktır."
    Kendinize bir bakın, ilk kez telefonunuzu aldığınızda, ilk kez bilgisayarınızı aldıklarında ya da büyük bir üniversiteyi kazandığında nasıl sevinmiştin değil mi. Ama ne oldu? Arzun tatmin edildi. Senin mutluluk adını verdiğin şey sadece bir isteğin karşılığını bulmasıydı. Sadece bu kadardı. Sen bir şey istemiştin ve karşılığını bulmuştun.
    Sizlere açıkça mutluluk dediğimiz şeyin yalnızca kısa sürekli zevkler olduğunu söyleyeceğim. Mutlu olamazsınız, yalnızca bir ok gibi geri çekilir ve fırlatılmadan geri eski halinize gelirsiniz. Bu da sizleri mutlu yapmaz. Zaten eskiden olduğunuz hale geri getirir. Ama bizler bunu mutluluk olarak isimlendiririz. Bu da bizi bu yazı dizisine başladığımız noktaya getirir; Mutlu olmak için gerekli olan mutsuzluk haline.
    Sizden yalnızca düşünmenizi istiyorum, neden en çok çaba sarfedenler kazandığı taktirde en mutlu insanlar oluyor? Ya da çaba sarfetmeden şeylere sahip olan insanlar neden çaba sarfedenlere nazaran daha mutsuz? Siz güzelim taze beyninizi yormayın ben söyleyeyim; Çünkü oku ne kadar çok gerersen bıraktığında ok ilk haline gelmek için çok daha fazla yol katedecektir.
    ···
  10. 10.
    +2
    Mutluluk senin problemin olmasın, zaten olamazsın.
    Acıyı sev, çünkü kafanı nereye çevirirsen çevir sadece o var.
    Ve kendi anldıbını yarat.
    Bunu yapabilirsin.
    Sonunda öleceksek niye yaşıyoruz deme?
    Çünkü zaten öleceksin bi göreyim de en azından.
    Neyse,
    Hayyam'ın şu sözleri önemli"Uyan, uyumak için önünde sonsuzluk var."
    ···
  11. 11.
    +2
    Sosyal medya oyunu oynayanlar : Bırakın sosyal medyayı beyler sadece bir bağımlısınız bu tipler gerçek hayatta minimum konuşma yapıp çoğunlukla sosyal medyadan yaparlar ve sonuç alma ihtimalleri çok düşük çünkü beyler mesela şöyle düşünün bir futbolcusunuz hayranınız olan 1000 tane kız var sizin birini diğerinden ayrı tutmanız çok zor değil mi ? Sosyal medya da kızların güçlü olduğu bir alan ayda o kıza 100 farklı kişi yazıyor her tipten insan var yakışıklısı da var çok takipçisi olan da bomboş olan da selam diyen de storye cevap veren de sosyal medya da fark yaratmanız çok zor. Ama mesela güzel kızlara gerçek hayatta yazan kişi sayısı az olduğu için onlarla gerçek hayatta konuşursanız diğer erkeklerden farklı olursunuz.
    - Ama ben o kadar yazı okudum ben farklıyım tipim de var neden hala aynı ? Belki de farklı değilsindir dostum ? Belki hala elinde iyi yaptığın bir iş, peşinden koştuğun hedeflerin, paran, gücün, sosyal becerilerin yoktur
    ···
  12. 12.
    +1
    Bakın bu iş sandığınızdan daha az emek gerektiriyor aslında işin sırrı da bu beyler insan ilişkilerinde diğerini daha az önemseyen taraf daha üstündür (tabi önemsemenin de bir ayarı olmalı) bir yerde görmüştüm adam yazmış : babam derdi kadınları boş ver kendini geliştir bilmemne yap istemden gelir diye bunun gerçek hayatta doğru olduğunu görmüş. Aynen öyle beyler düşünün ya siz kadınsınız 3 tane erkek sunayım size (gerçi kadın olmadığınız ve yaşamadığınız için o kadar da iyi anlayamazsınız neyse) (zan altında kaldım lan bende empati yapıyorum ılık değilim kamuoyuna duyurulur) birincisi asosyal evde pc oynuyor geç direkt zaten 2.si sürekli kızların peşinde işi gücü kız tavlıyor da ama sürekli kızlarla hayatta hedefi yok 3.örnek ise işini çok önemseyen para kazanan şık kıyafet giyen kadınları da o kadar önemsemeyen bir insan zaten 3. tip olduğunuz da özgüven de geliyor kızlar da geliyor beyler hatta bir kızın yanına gittiği zaman minimum beklentiyle gittiği için kızın yanında bir de rahat oluyor
    ···
  13. 13.
    +1
    Çevrenizde veya kendinizde görmüşsünüzdür ben bir örnek vereyim bir arkadaş vardı bir kızı seviyordu kız tip olarak çok ta iyi değil tavlar yani ama kızı seviyordu gerçekten ve bundan dolayı kızın yanında hep bir kasıntı hep bir beklenti içindeydi, bir de bunun arkadaşı vardı bundan güzel tavlaması zor kız bu kızla arkadaş olduğu için uzun süre konuştuğu için kıza karşı çok rahattı kıza fizikse olarak sürekli temas uyguluyordu çünkü 2.kızdan bir beklentisi yok kızlarda beklentinizi minimum da tutun özellikle başlangıç seviyesindeyseniz en büyük hata başlangıç seviyesindeyken sex düşünmek aga onu bu işi bilenler kolay bir şekilde yapamıyor sen ne bekliyorsun ki ? hatta bazen numara almayı bile düşünmeyin fakat tabi bunu sürekli yapmayın git gide aşamayı artıracaksınız.
    ···
  14. 14.
    +1
    Çevrendeki en çok takıldığın 5 kişinin ortalamasısın!

    En çok vakit geçirdiğin 5 kişinin ortalaması bir hayata sahipsin der ünlü girişimci ve yazar Jim Rohn… Yaşamda sahip oldukların ya da olamadıkların, kimlerle birlikte olduğun ile doğru orantılı olacaktır diyor. Düşünce yapın, karar verme mekanizman, duygusal tepki ve tepkisizliklerin de beraberinde vakit geçirdiğin kişilerden etkileniyor.
    ‘Sen kimle berabersen bir süre sonra o olursun!’ – Tony Robbins
    Etrafımızdaki insanların söylediği ve yaptığı şeyler bir süre sonra bize normal gelmeye başlamakta, adeta bilinçaltımıza işlemektedir. Biz farklı davranmak, kendimizi değiştirmek istediğimizde de bu durum bizi zorlamaktadır çünkü bilinç üstümüzle bilinçaltımız çatışmaya girdiğinde büyük çoğunlukla bilinçaltı kazanır.
    Ortalamalar kanununa göre hayatımızın her alanı bundan etkilenmektedir. Kendi ilişkilerinize bir dönüp bakarsanız eğer bunu çok net görebilirsiniz. ilk evlilik yıllarında çiftler görüş olarak birbirinden çok farklı olsa da zamanla birbirine benzemektedirler. Çünkü kiminle berabersen bir süre sonra sen de onun gibi olmaya başlarsın.
    ···
  15. 15.
    +1
    Yapmakta zorlandığın bir takım şeyler olabilir. işine gelmediği için de olabilir. Bazen en kolay bahanedir yetiştirme tarzımdan kaynaklanıyor demek. Gelişim değişim gerektirir ve değişim genellikle ürkütücüdür. Bildiğin tak çukurunda oturmak bilmediğin bir yerden iyi gelir sıklıkla insana, bilinmezlik korkutur zira. Bunlar senin seçtiğin şeyler değildir. Doğuştan sana rastgele verilmiş şeylerdir. Rastgele içinde bulunduğun kültür ile yetiştirilirsin bunda bir şey yoktur ama bu o kültür hakkında eleştirel düşüncelerden uzak olma lüksünü vermemeli sana.

    Basit örnek vermek gerekirse sen içki içmiyorsan ve içki içen bir kadınla beraber oluyorsan tutup ona içkiyi bıraktırmaya çalışırken birisi sana neden arkada bırak içsin 2 kadeh dediğinde “ bizim yetişme tarzımıza uymaz” demeyeceksin. Varsa haklı sebeplerin onları söyleyeceksin. içki içtiğinde ağzı kokuyor sevmiyorum diyebilirsin, sağlığına zararlı şu bu vs bir çok şey söyleyebilirsin ama yetişme tarzına sığınmayacaksın.

    Yine bir başka örnek olarak kızın kıyafetleri sana açık geliyorsa ve kıskanıyorsan “yetişme tarzına” sığınıp kendini aklamaya çalışmayacak. Sevgilisinin , karısının kıyafetine karışmayan adamı godoşlukla suçlamayacaksın.

    Bir şeyler yanlışsa belli gerekçeleri olduğu için yanlıştır. Bir şeyler yapılması gerekiyorsa belli mantıklı gerekçeleri olduğu için doğrudur. Bunun dışında yetiştirilme tarzı sadece bahanedir. Bazen kendine koyduğun engellerin bahanesi, başka zamanlarda yanındaki insanlara koyduğun engellerin bahanesi.
    ···
  16. 16.
    0
    Çok güzel bir söz vardır Biri ile eşitsen onu dostun yapabilirsin fakat birinden daha iyiysen onu hayran bırakırsın

    3. seçenek düşünün : sizden aşağıda , sizinle eşit, fenafillah seviyesi
    siz hangisine saygı gösterirdiniz, hangisi veya hangileri sizin saygınıza değer ?
    Mesela kimine göre saygı insanların takmamazlık yapamadığı kişi olmaktır.
    ···
  17. 17.
    +1
    Şimdi çevrenizde sürekli gördüğünüz bir arladaşınızı düşünmenizi istiyorum. Düşündüğünüz kişi öyle biri olsun ki tüm lider özelliklerini taşısın. Etrafındaki herkesi yöneten hatta zaman zaman sizi de yöneten arkadaşınızı düşünün.
    Şimdi sizden, durduk yere herkesin içinde ona karşı hakaret etmenizi ve onun değerli bir eşyasını alıp duvara fırlatmanızı istesem, Yer mi ?
    Birde çevrenizde sürekli gördüğünüz çok ezik bir arkadaşınızı düşünün. Herkes onu eziyor. Hatta zaman zaman siz bile onu eziyorsunuz. Fakat o ezildiği halde sesini çıkarmıyor. Ezildiği zaman hiç bir şey olmamış gibi onu sohbet ediyor. Daha kolay gelir değil mi ?
    Şimdi “sana taş atana sen gül at.” mantığıyla bunu yorumlayalım.
    Lider olan arkadaşınıza bir taş atarsanız o size iki taşla karşılık verecektir. Zaten onun tepkisinden korktuğunuz için ona taş atmaya kalkışmazsınız.
    Fakat saf, ezik arkadaşınıza aynı şeyi yaparsanız bir süre sonra size gül atmaya başlayacaktır. Zaten bunu yapacağını bildiğiniz için ona kötülük yapmaya daha kolay kalkışırsınız.
    işte tam da bu yüzden iyi niyetli insanların iyi niyeti kullanılır.
    ···
  18. 18.
    0
    Lise yıllarındayken hatırlıyorum çok iyi niyetli saf bir çocuk vardı. Otobüse binen her kıza yer veriyor ve kendisi tüm yolu ayakta gidiyordu. Bir süre sonra kızlar otobüse bindiğinde otobüs şöförü bile çocuğa kalk kız otursun diyordu, kızlar çocuğun kalkmasını bekliyordu.
    insanlara iyi davranırsanız, tepenize binerler, zamanla kendilerini sizden daha üstün hale getirme çabalarına girerler.
    iyi niyetli olması içgüdüsel davranışlarını değiştiremiyor maalesef. Her insan böyledir.
    insanlara iyilik yaparsanız, bir süre sonra sizden sürekli iyilik beklerler. Sense dostum onların beklentilerini karşılamayacaksın.

    Peki bir alfa erkeğinin niyeti nedir ?
    Bir alfa erkeği ne iyi niyetli olur, ne de kötü niyetli. Sadece uyanık olur. Asla taş atana gül atmaz çünkü atarsa, taşların devdıbının geleceğini bilir.
    ···
  19. 19.
    0
    Bu entryi yazmaya karar verirken tam o sırada komşumuz Feridun amcayı gördüm . Nerden baksanız 50 yaşlarında 2 çocuğu ve eşiyle beraber yaşıyor. Heralde 30 senedir sabah 6 da evden çıkıp akşam 5 gibi evine dönüyordur. Oğlu sözde üniversite okuyor Kahraman abi 7 senedir antalyada hergün instagram hikayelerine denk geliyorum barda , cafede vs vs... Diğer oğlu ise Arda , tam bir sokak çocuğu 11 yaşında hiperaktif . Eşi ise mahallede apartmanların merdivenlerini yıkıyordu. Hala yıkıyormu bilmiyorum . Düşünce yapısı geniş yelpazeli olanlar durumu anlamışlardır . Birinin Feridün amcayı kurtarması gerekmiyor mu ? Veya onun gibi 50-60 yaşına gelene dek sabah 6da kar-kış demeden işe gitmesi . O yaşa rağmen milletten emir almasını. Istediğimiz hayat bu değil beyler. Çaresiz ve alternatifsiz olmanın bir ürünüdür feridun amca. Gücü elinde tutmamak bir ömür başkalarının ihtiyaçlarının kolesi olmak demek. Aklının köşesinde mutlu aile tablosu olan her erkeğin yaşayacağı senaryo budur aşağı yukarı
    ···
  20. 20.
    0
    Sessizce acı çekmek ve öfkenize yenilmek arasındaki sağlıklı tatlı nokta. iddialı bir kişi, yaygara veya olumsuz duygular yaratmadan protesto edebilen, istediğini elde edebilen bir kişidir. Başkalarıyla sabırlı iken kendinize karşı dürüst olma yeteneği.

    iddialı bir adam her iki tarafın çıkarlarına zarar vermeden yüzleşmeye muktedirdir.
    Gördüğünüz gibi, bir alfa erkek çoğu durumda kesinlikle iddialı.
    Arzuları ve duyguları, bir şey kendisine hitap etmediğinde ifade edilecek kadar önemlidir.
    Grubun duyguları ve birliği, diğer insanlara saygılı kalacak kadar önemlidir.

    Genel konuşmada, çekici ve baskın erkekler daha da eşit olma eğilimindedir .
    Bu yüzden toplum tarafından güçlü olarak algılanıyorlar - hiçbir şey onları dengede tutamaz.

    Toplumda bir duruşa sahip olma dürtüsü, tüm insanlar için önemli bir pgibolojik ihtiyaçtır. Bir alfa erkek, gereksiz yere baskın olmadan saygı duyulmayı seçmelidir.
    ···