-
1.
03-Peritektik denge:a)çift yanlı katı eriyik bölge
b) tek yanlı katı eriyik bölge
Ergime sıcaklıkları birbirinden oldukça farklı olan iki metal arasında görülen bir faz diyagramıdır.Bir sıvı fazla bir katı fazla başka bir katı faz oluşuyor sa böyle reksiyonlara peri tektik reaksiyonlar. Reaksiyonun görüldügü siteme peri tektik denge sıcaklıga peri tektik sıcaklık denir. peritektik katılaşan alşımlarda ilk katılaşan tanaler daha sonra ki taneler tarafından bir kabuk gibi sarılır.bu nedenle önce ve daha sonra katılaşan taneler arsında büyük bir konsantrasyon(yüzde oranı farkı) ortaya çıkar. yerel olan bu konsantrasyon farkına malzeme biliminde segragasyon denir. Alaşımlarda segragasyon istenmeyen bir özelliktir katılaşma çizgisinini hemen altında ve yüksek sıcaklıklarda uzun süre tavlanarak giderile bilir.bu işleme difizyon tavı denir.
D)MONOTEKTiK DENGE:Ergime sıcaklıkları bir birinden çok farklı görülen başka bir diyagram tipidir.Ötektik ve mono tektik iki farklı reaksiyon gösteren noktaya sahiptir.Bu nedenle bir karma faz diyagramı görünümündedir. Yüksek sıcaklıklarda S1,S2 karışamama agırlıgında ögür agırlıgı fazla olan sıvı potanın altında hafif olanda üste toplanır. istenirse üsteki sıvıpota yan çevrilerek altaki sıvıdan ayrıla bilir. karışamam aralıgı ne kadar geniş ise .Ayrılan fazların saflık dereceleri de o derecede yüksek olur.
E)METALLER ARASI BiLEiŞiKLERE AiT DiYAGRAMLAR:
Metaller arası bileşik
• komple ergiyen bileşikler diyagramı:
Alaşımı oluşturan metallerin atomlarının biribirine olan çekim kuvveti Adhezyon kuvveti Metallerin kendi atomları arsındaki çekim kuvveti olan kohezyon kuvvetind daha büyk olması durumunda mettaler arsında bileişik oluşur. bileşigi oluşturan atomlar çok sayıda Ave Bmetali atomlarını içieirler ayrıca dev bir krıstal oluşturular.Bu kafes üzerindeki atom sayıları en küçük ortak kata indirgenir.
kongreent bileişik sıvılaştıgında saf metal gibi davranış gösteren.ve dogrudan sıvılaşa bilen bileşiklere kongruent ergiyen bileşikler denir... fazları kongret ergiyenbileişiklere örnek teşgil eder. katı ergiyik karakterli fazlardır.
Bileşikler sert ve krılgandır Alaşım bünyesinde bilişik oluşması malzemeleri gevrekleştiir ve krılgan yapar.
• iNKONGRUENT ERGiYEBiLEN BiLEŞiKLERE AiT DiYAGARAM
sıvılaşamadan önce peritektik reaksiyonla başka bir katı ve sıvıya dönüşen ancak yüksek sıcaklıklarda tamamen sıvılaşa bilen bileşiklerdir.
F)Karma diyagramlar
bu diyagram bir mono tektik bir ötektik bir peri tektik reaksiyona sahip alaşımlarta ait yan yana bir karma denge faz diyagramıdır. karma diyagramlar metaller arasında en çok görülen diyagram tipleridirözellikle alatropu bulunan metaller karma diyagram oluşturular.
2 Alotrobu bulunna metal üst üste karma dengesi diyagramı diyagramı oluşturur.
katı bölgesinde oluşan ötektige benziyen noktaya ötektois, peritektige peritektoid, monotektigede monotektoid denir.
Faz diyagramlarında konsantrosyon(yüzde hesabı) ve kaldıraç kolu bagıntısı.
Faz diyagramlarından gidilerek alaşım oluşturan fazların verieln yüzde oranında ve sıcaklık ta ne kadarının hangi fa zoldugu hesaplana bilir
o anki fazların a ve b mataleri açısından yüzde oranları dogrudan okuna bilir. kaldıraç kolu bagıntısı(levye-manuvela)bagıntısı sadece çift fazlı bölgeler uygulanır.
fazların oranı kendi taraflarında bulunmayan kolların oranına eşittir.
her hangi bir fazın oranı kendi tarafında bulunmayan uzunlugun toplam uzunluga olanm oranına eşitir.
FAZ DiYAGRAMLARI GiBS DiYAGRAMI
1-tek fazlı bölgelerde alfa gama sıvı vs sonuç iki çıkar .bunun anlamı bu bölgelerde sıcaklık ve konsantrasyon aynı anda değiştirildiğinde termo dinamik den ge bozulmaz ve faz kaybolmaz çift fazlı bölgelerde sııv+beta alfa+beta sıvı+alfa sonuç f=1 çıkar bunun anlamı termodinamik değişkenlerden ya sıcaklık yada konsantrasyondan sadece biri serbest seçile bilir. aksi halde fazlardan biri kaybolur.saf metal A ve B çizgiler üzerinde dönüşüm ve noktaları hariç f =1 çıkar bunun anlamı konsatrosyon sabitir sıcaklık serbest şeçile bilir. sıcaklık serbest şeçilirse faz kaybolmaz
3-ergime ve allatropik dönşüm noktarı, ötektik,peritektik, monotektik,ötektoid poeritektoid ve mono tektoid sıcaklık ve noktalarında f=0 çıkar bunun anlamın p,T,c termodinamik büyüklükleri serbest şeçilemez aksi halde fazlardan biri veya ikisi kaybolur anldıbına gelir.
sınav sorusu=
(alfa)*a=(beta*b) nedir
alfa =b
beta a
alfa/beta=b/a
%ß=a/a+b*100
FAZ DiYAGRAMI VE
1omojen sıvı beta gama bölgelerde ısıl egri e fonsiyonu çizer
2-KISMI KATILAŞMA OLAN VEYA KISMI DÖNÜŞÜMÜN GÖRÜLDÜGÜ SIVI+ALFA ,sıvı+beta, alfa+beta, gibi çift fazlı bölgelerde ısıl egri dogrusal olarak kırılır
3-ergime allatropik dönüşüm sıcaklıkları ötektik peritektik monotektik ötektoid peritektoid monotektoid lerde ısıl egri duraklar
4-ayrşma göstermeyeyn çift fazlı katı bölgesindeki alfa+beta beta+gama bölgelerde ısıl egri tekrar bir e fonsiyonu çizer.
vHEKZAGONAL SiSTEMLERDE
Miler-bravais indisi:
(hkul) miller bravais indisi yüzey
[hkul] miller bravais indisi yön
{hkul}miller bravais indisi yüzeyler toplugu
<hkul>miller bravais indisi yönler toplulugu
hekzagonal sistemde 3 eksen yetmez 4. bir eksen daha konur bu yeni indisleme şekline miller bravais indisi denir .
METALiK ÖZELLiKLER
1-Erğime sıcaklıgına göre metaller:erğime sıcakjlıkları 1750 derece C den daha büyük olan metallere yüksek sıcaklıkta erğiyen metaller daha az olanlara da alçak sıcaklıklarda erğiyen metaller denir.
• Yüksek sıcaklıklarda ergiyen metaller:W(volfram),Mo(moniplen),V(vanodyum) , Pt(platin)-1760 C
• Alçak sıcaklıkta erğiyen metaller:Al(alüminyum),Mg(magnezyum) ,Cu (bakır) vs...
2-ÖZGÜL AGIRLIĞINA GÖRE METALLER:
özgül agırlık>4.5 gr/cm^3 agır metal
Hafif metaller :Be,Mg,Al,Ti
Agır metal :Fe,Cu...
3-ÖZ DiRENÇ ve iLETKENLiK :Metalerde iletkenlik öz direnç tersidir tersidir.
a)iletkenlik öz direncle ters orantılıdır. Diger yanddan iletkenlik serbest elecktron sayısı, elektron yükünün karesi(e^2) ve serbest yolla dogru orantılı ve e kütlesi *hızı ile ters orantılıdır.
b)Saflık ;Metallerde artan saflık oranı ile iletkenlik artar ametalerde ise azalır.iyi bir iletkenlik metalin süper saf olması gerekir.
c)Sıcaklık:Artan sıcaklık ile metallerde iletkenlik azalır ametalerde ise artar.
d)Degerlilik:Bir ve iki değerlikli metaller iyi iletkenlerdir.
Bir değerlikli metalerde: valens bantı tamamem iletim bandı ise yarı yarıya doludur.Bu nedenle iletim bandında yeteri kadar elekron bulundugunda bir değerlikli metaler iyi iletkenlerdirler.
-
2.
0HEKZAGONAL SiSTEMLERDETümünü Göster
Miler-bravais indisi:
(hkul) miller bravais indisi yüzey
[hkul] miller bravais indisi yön
{hkul}miller bravais indisi yüzeyler toplugu
<hkul>miller bravais indisi yönler toplulugu
hekzagonal sistemde 3 eksen yetmez 4. bir eksen daha konur bu yeni indisleme şekline miller bravais indisi denir .
METALiK ÖZELLiKLER
1-Erğime sıcaklıgına göre metaller:erğime sıcakjlıkları 1750 derece C den daha büyük olan metallere yüksek sıcaklıkta erğiyen metaller daha az olanlara da alçak sıcaklıklarda erğiyen metaller denir.
• Yüksek sıcaklıklarda ergiyen metaller:W(volfram),Mo(moniplen),V(vanodyum) , Pt(platin)-1760 C
• Alçak sıcaklıkta erğiyen metaller:Al(alüminyum),Mg(magnezyum) ,Cu (bakır) vs...
2-ÖZGÜL AGIRLIĞINA GÖRE METALLER:
özgül agırlık>4.5 gr/cm^3 agır metal
Hafif metaller :Be,Mg,Al,Ti
Agır metal :Fe,Cu...
3-ÖZ DiRENÇ ve iLETKENLiK :Metalerde iletkenlik öz direnç tersidir tersidir.
a)iletkenlik öz direncle ters orantılıdır. Diger yanddan iletkenlik serbest elecktron sayısı, elektron yükünün karesi(e^2) ve serbest yolla dogru orantılı ve e kütlesi *hızı ile ters orantılıdır.
b)Saflık ;Metallerde artan saflık oranı ile iletkenlik artar ametalerde ise azalır.iyi bir iletkenlik metalin süper saf olması gerekir.
c)Sıcaklık:Artan sıcaklık ile metallerde iletkenlik azalır ametalerde ise artar.
d)Degerlilik:Bir ve iki değerlikli metaller iyi iletkenlerdir.
Bir değerlikli metalerde: valens bantı tamamem iletim bandı ise yarı yarıya doludur.Bu nedenle iletim bandında yeteri kadar elekron bulundugunda bir değerlikli metaler iyi iletkenlerdirler.
bir değerlikili(Ag,Na)
iki değerlikli metalerde: Valens ve ,iletim bantları kesişirler böylece valens elektronlarından bir kısmı iletim görevinide üstlenirler bu nedenle iki değerlikli metalerde iyi iletkenlerdirler
Cu,Fe,Mn vs
YARI iLETKENLER:Yarı iletken malzemelerde valens ve iletim bantları bir birlerine çok yakındır. Dişarıdan verilecek ısı ve elektirik gibi enerjilerden valens bandındaki elektronlar iletim bandı kolaylıkla şıçraya bilireler ve böylece metal iletkenlik kazanır.Bu sistem aksi yöne işlemez.
iZOLATÖRLER(YALITKANLAR):Yalıtkanlarda iletim ve valen bantalrı bir birinden çok uzakta bulunur. Bunların iletkenlik kazana bilmesi için büyük bir enerjiye ihtiyaç vardır.
e)iletkenligin plastik deformasyonla ilişkisi:Artan şekil değişimi derecesi ile iletkenlik hızla düşerek bir minimum değere doğru uzanır.
f)Isı ve elektrik iletkenliği ile ilişkisi; ısıl iletkenliğin elektirik iletkenliğine olan oranı mutlak sıcaklık ile doğru orantılıdır. Orantı faktörü L-lorens sabiti olup l=2,45*10^-8
Wiedmann-franz yasası adını alır.
En iyi iletkenlik sırası aşşagıdaki gibidir.
iletkenlik sıralaması:1-Ag(gümüş) 67S
2-Cu(bakır) 64S
3-Au(altın) 49S
4-Al(alüminyum) 36s
5-Mg 24S
Süper iletkenlik tüm metaler mutlak sıcaklık olan 0 K sıcaklıkta kayıpsız iletkenlik özelik gösterir.bu sıcaklık teoriktir.
Yapılan araştırmalarla öncelikle 20Kve daha sonra biraz daha yüksek sıcaklıklara kadar süper iletkenlik gösteren alaşımlar geliştirilmiştir.
Bakır iletkenler küçük tel çapında kulanırlır (d)sa bunların yerine alüminyum iletkenlerin kulanıla bilmesi için çapın 1,7Dd eşit olması gerikir.
TERMiK ANALiZ VE ISIL EĞRiLER
Metal ve alaşımların sürekli sogutulması yada sürekli ısıtılması ile elde edilen sıcaklık zaman-egrilerine ıslı egriler yapılan işlem ve gözlemede termik analiz adı verilir.
Termik analiz genelikle sogutma ile yapılır5 farklı sogutma egri elde edlir.
1-eger faz donüşümü görülmez se saf metal ve alaşımlar ısıtma ve sogutmada e fonksiyonu çizerler.
şekil defterde
2-kısmı katılaşma olursa
kısmı faz dönüşümü örnegin kısmı katılaşma oldugunda ısıl değeri T1 ,T2 arasında dogrusal olark yön değiştirir. yanı kırılır .
3-topyekün katılaşma :
eger topyekün tüm atomlar aynı anda faz dönüşümü gösterirse katılaşma esnasında açıga çıkan latent(gizli) etkisi ile sıvı metal sogutmaya devam etti halde sıcaklık bir süre sabir kalır. yani ısıl egri duraklar.
4-kısmı katılaşma ve top yekün faz dönüşümü
sürekli sogutulan metal önce e fonksiyonu çizer kısmı faz dönüşümü başladıgında dogrusal kırılır ve birincil(premiel) kristaler açıga çıkar belli bir faz dönüşümü olduktan sonra geri kalan atomlar top yekün katılaşır böylece gizli ısıl etkisi ile sıcaklık bir süre sabit kalır sonra e fonksiyonu çizerek oda sıcaklıgına sogur.
5-Hızlı sogutma hali ;Sıvı metal hızla sogutuldugunda katılaşma sıcaklıgın altına inilmasine karşın hale katılaşma başalmaz. yaklaşık 10-10 derece santicrat katılaşma sıcaklıgın altına inildiğinde hızla atom çekirdekleri oluşur.ve katılaşma top yekün başlar. açıga çıkan gizli ısıl etkisi ile sıvı metalin sıcaklıgı yeniden yükselir.
KATIŞLAŞ TEKNiĞi: -
3.
0yoo yalvarmıcaz
-
4.
0fazla ayrıntıya girmemişsin panpa daha ayrıntılı bekliyoruz
-
5.
0sol taşşaktan değiştirrim amk çokuda gibimdeydi
-
6.
0muhteşem paylaşım kardeşim, kendimi bilgilenmiş hissediyorum. ama ekgib sanki biraz daha ayrıntıya girersen sevinirim.
-
7.
0bi nefeste okudum ibretlik bir yazı olmuş kardeşim
-
8.
0okudum ama biraz az geldi devdıbını istiyorum kardeşim
-
9.
0moseun rollunu indirmemle okumam bir oldu daha uzunları varsa gönder çok zevkli
-
10.
0hocu biraz daha ayrıntıya girsen iyi olurdu spesifik konularda hatalı bence
-
11.
0ibretlik paylaşım eline beynine sağlık. ayrıca dıbına koyayım
-
12.
0@8 çok güzel paylaşım kardeşim. yalnız biraz daha çabuk ol bir nefeste okuyorum sabırsızlıkla bekliyorum
-
13.
06 Sigma nedir?Tümünü Göster
6 Sigma, mevcut ve elde edilebilir her türlü veriyi bilimsel yaklaşımlar kullanarak, sistematik, sürekli ve kontrol edilebilir iyileştirmeleri hedefleyen proje odaklı bir ekip çalışmasıdır. Projeler kuruluşun stratejilerine, maliyetlere ve müşteri beklentilerine odaklanır. Müşteri beklentisinin de ötesine geçmeyi ve maliyetleri azaltarak kalite düzeyini arttırmayı hedefleyen kuruluşları sürekli iyileştirmeye zütüren bir yönetim biçimidir.
6 Sigma’ da her proje, problemi çözmek için oluşturulan bir ekip tarafından yönetilir. Ekiplere, proje yürütme ve problem çözme teknikleri ile donatılmış yeşilkuşak ya da karakuşaklar liderlik eder.
Neden 6 Sigma?
• Kuruluşun mevcut olan potansiyelini gerçekleştirmek için.
• iyileştirme fırsatlarını fark etmek için.
• Verimsizlikten ve kalitesizlikten kaynaklanan her türlü geri döndürülebilir kayıpları azaltmak için.
• Müşteri beklentilerinin ötesine geçmek için.
• Bilimsel araçları öğrenerek, iyileştirmeleri sistematik hale getirmek ve süreçleri daha etkin yönetmek için.
• Verileri bilimsel metotlarla analiz ederek bilgiye dönüştürmek ve bu bilgiyi kullanarak doğru kararlar vermek için.
• Çalışanları yetkinleştirerek motive etmek için.
• Çalışanları problem çözme teknikleri ve yaklaşımları ile donatarak problem savaşçıları haline getirmek için.
• Rekabet gücünü artırmak için.
Çalışanlar 6 Sigma’ nın neresinde?
6 Sigma uygulamaları hem kuruluşlara hem de çalışanlara değer katar. 6 Sigma uygulayan kuruluşların çalışanları:
• Problemleri sahiplenmeyi bilir ve onları çözme sorumluluğunu kabul ederek iyileştirme fırsatlarına aktif bir şekilde katılır.
• Ekip olmayı ve problemlere ekip olarak yaklaşmayı öğrenir.
• Bilgi ve deneyimlerini iş arkadaşlarıyla özgürce paylaşmanın önemini bilir.
• Kuruluş hedeflerini ileri zütürmede yenilikçi ve yaratıcı olur.
• Bilgi ve deneyimlerini arttırarak yetkinleşir.
• işlerinden tatmin duyar ve kuruluşa ait olmaktan dolayı hevesli ve gururlu olur.
6 Sigma, diğer yönetim sistemlerinin neresinde?
Rekabetçi maliyet ve müşteri beklentilerinin karşılanması her kuruluşun stratejisidir. Bugün dünyada yaygın olarak kullanılan bütün yönetim sistemlerinin temel çıkış noktası da budur. 6 Sigma bu temel yaklaşım bakımından bütün yönetim sistemleri ile uyum içerisindedir.
iyi işleyen bir ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi 6 Sigma’ nın aradığı bir altyapıdır. ISO 9001:2000’ in temelini oluşturan Kalite Yönetim Prensipleri’ nin tamamı 6 Sigma için de aynen geçerlidir.
6 Sigma EFQM Mükemmellik Modeli’ ne (Toplam Kalite Yönetimi’ ne) alternatif bir uygulama değildir. EFQM Mükemmellik Modeli’ ne ve/veya ulusal / uluslararası kalite ödülüne giden yolda etkili ve bütünleyen bir araçtır.
6 Sigma hangi kuruluşlarda etkili sonuçlar verir?
6 Sigma’ nın etkin uygulanabilmesi için kuruluşların 3 temel noktadaki gereksinimleri karşılamış olmaları gerekir.
Sistematik altyapı; iyi bir kalite yönetim sisteminin uygulandığı ve verilerin düzenli toplandığı bir altyapı, 6 Sigma uygulamalarının en fazla ihtiyaç duyduğu noktadır.
Tepe yöneticilerin hedefleri ve hayalleri; iş dünyasında lider olmak, öncü olmak, iddialı olmak gibi hedefleri / hayalleri olan ve bilimsel yaklaşımlara inanan yöneticiler ile daha iyi sonuçlara ulaşılır.
Çalışan profili; Bir kültürel değişim süreci olan 6 sigma uygulamaları, yetkin ve öğrenmeye hevesli çalışanlara ihtiyaç duyar. Kavramsal, bütünsel ve analitik düşünme yapısına sahip çalışanlarla 6 Sigma çalışmaları etkili sonuçlar verir.
Sigma (σ) nedir?
Bir süreçte elde edilen sonuçların ortalama etrafındaki dağılımları sigma (σ) ile ifade edilir, yani değişkenliği (varyasyonu) gösterir.
iş yaşamında sigma (σ), kuruluşun süreç ya da süreçlerinin ne kadar değişken olduğunu, ne kadar hata yaptığını veya kayıplarının ne kadar olduğunu ifade eder.
Kuruluşun sahip olduğu sigma seviyesi o kuruluşun en temel göstergesidir. Dünyaca kabul edilen mükemmellik seviyesi 6σ’ dır. Bu da kuruluşun yaptığı 1 milyon ürünün 3-4 tanesinin müşteri beklentileri dışında olduğu anldıbına gelir.
Türkiye’nin en büyük 1000 kuruluşunun % 90’ ında sigma seviyesinin 2 ila 3 arasında olduğu tahmin edilmektedir. 2σ seviyesi milyonda 308.538, 3σ seviyesi milyonda 66.807 hata demektir. Bu da kuruluşlarımızda geri döndürülebilir kayıpların ne denli büyük olduğu anldıbına gelir.
Her kuruluşun 6σ seviyesine ulaşması mümkün olmayabilir. 6σ ’ ya ulaşmak, uzun zamanda ve kademeli olarak hedeflenmelidir.
Bir kuruluşun mevcut σ seviyesini 1σ arttırması, örneğin 2,5σ’ dan 3,5σ’ ya çıkması, maliyetlerinde yaklaşık % 12’lik azalma anldıbını taşır. -
14.
0devam etsene lan bekliyorum okudum ve bekliyorum kanka hadi devam gaza geldim
-
15.
0tam bosaliodum yazi bitti amk. biraz daha uzatarak yaz amcik
-
16.
02.2. DiZEL YAKIT SiSTEMiTümünü Göster
2.2. 1. Besleme Organları
Dizel motorlarının yakıt sistemini genel şekilde, besleme ünitesi ve püskürtme ünitesi olarak düşünebiliriz. Besleme ünitesi; depo, besleme pompası, yakıt filtreleri olarak ayrılabilir. Besleme ünitesinin görevi; depodan gelen yakıtı her türlü yabancı maddeden arındırarak püskürtme pompasına sevketmektir. Bu sevk işlemi, depo ile püskürtme pompası arasında yükseklik farkı mevcut ise, statik basınç etkisiyle; değilse, bir besleme pompası vasıtasıyla sağlanır. Filtrasyon, besleme pompasından önce, sonra, önce ve sonra uygulanabileceği gibi; motorun çalıştırıldığı ortama bağlı olarak filtrasyondaki kademe sayısı da arttırılabilir.
Dizel motorlarda yanma odası içerisinde bulunan havanın, sıkıştırma işlemi sonunda, sıcaklığı ve basıncı artar. Sıcak hava içerisine yakıt, basınçlı olarak püskürtülmekle yanma başlatılır. Bunu sağlamak için de sağlam ve çok hassas olarak çalışan bir çok parçaların toplandığı bir sisteme gerek vardır ki, buda dizel yakıt sistemidir.
Dizel motorlarını, benzin motorlarından ayıran en önemli farklılık yakıt sistemleridir.
Yakıt sisteminin parçaları:
-Yakıt sisteminin tanımı ve sistemdeki ana parçaları:
Dizel motorlarında motora gerekli olan yakıtı depolayan alarak temizleyen ve silindire yol ve yük şartlarına göre en uygun miktarda yanabilecek şekilde yakıt püskürten sistemlere Dizel Yakıt Sistemi denir.
Dizel Motorlarda Kullanılan Yakıt Pompa Sistemi Çeşitleri
Sıra tipli sistemler.
Distribütör tipi sistemler.
Müşterek manifold tipi sistemler.
Cummıns PT tipli sistemler .
Enjektör tipli sistemler.
Dizel motorlarının yakıt sistemini şekilden takip ederek basit bir şekilde sistemin çalışmasını kısaca açıklayalım. Besleme pompasının depodan emdiği yakıt, basınçlı bir şekilde filtreye gönderilir, bu basınç yaklaşık olarak 0,5 ila1,5 kg/cm2 arasındadır. Filtrede süzülen ve pisliklerden arınan yakıt, yakıt pompasına gelir. Yakıt pompası basıncı yükseltildiği ve miktarını ölçtüğü yakıtı yüksek basınç boruları ile enjektöre gönderilir. Enjektörler de bu basınçlı yakıtı yanma odasına püskürtürler. Enjektörden sızan ve pompanın gereksinimden fazla olan bir kısım yakıt geri dönüş ve sızıntı boruları ile depoya geri gönderilir.
Yakıt sisteminin parçaları
Yakıt deposu
Besleme pompası
Yakıt Filtre veya filtreleri
Geri dönüş ve sızıntı boruları
Enjektörler
Yüksek basınç boruları
Yakıt enjeksiyon pompasıdır.
Yakıt miktarı gösterge elamanları
Yakıt Deposu
Yakıt depoları, motorun depoları günlük gereksinmesinden biraz fazla yakıtı temiz ve emniyetli bir şekilde depolayacak kapasitede çelik saçtan yapılır. Paslanmasını önlemek için kurşun-kalay alaşımıyla kaplanır
Yakıt deposunda, yakıt doldurulabilmesi için bir kapak ve bu kapağın hemen altında süzgeç bulunur. Depodaki yakıt seviyesi, şamandıralı bir göstergeyle
Kontrol edilir. Deponun dibinde su ve tortuların birikmesi için bir tortu çukuru ve boşaltma musluğu vardır. Ortalama beş yüz saatlik çalışmadan sonra bu musluk açılarak su ve tortu boşaltılır. Ayrıca depoda, depo dibindeki su tortu ve pisliklerin sisteme gitmesini önlemek için dipten 3,5-5 cm kadar yukarıda olan bir çıkış borusu ve birde geri dönüş borusu vardır. ağır taşıt depolarında , yakıtın çalkalanmasını önlemek için üzerinde delikler olan tampon plakalar (bölmeler )vardır.
Depolama Şekilleri:
Dizel motorlarında yakıtın depodan sisteme gönderilmesi iki şekilde olur. Bunlar;
a)Yükseklik farkı ile
b)Beslenme pompası
a)Yükseklik farkı ile depolama:
Bu tiplerde depo, motor seviyesinden yukarıya yerleştirilir ve yakıtın depodan sisteme gitmesi yükseklik farkı ile temin edilir.
Daha çok sabit tesislerde, bazı traktörlerde ve küçük motorlarda bu sisteme rastlanmaktadır.
b)besleme pompası ile depolama:
Genellikle hareketli araçlarda görülen bu sistemde depo, motordan daha düşük bir seviyededir. yakıt depodan besleme pompası ile emilir filtre yoluyla yakıt pompasına basınçlı olarak gönderilir. Ancak bu sistemlerde yakıt deposu ile besleme pompası arasında en fazla 2 metre yükseklik farkı olmalıdır. Bundan fazla fark olması durumunda boruda oluşacak yakıt buharları, yakıtın akışını engeller.
Alçak Basınç Boruları
Yakıtın depodan alınıp, besleme pompası ve filtre yoluyla yakıt pompasına kadar temiz ve emniyetli bir şekilde taşınmasını temin eden borulardır.
Filtre
Yakıt filtresi, depodan gelen yakıt pompasına girmeden önce içindeki yabancı
maddelerin süzülerek sistemden uzaklaştırılmasını sağlar. Bu sayede sistemde
Oluşabilecek tıkanıklıklar engellenir.
Besleme Pompası
Yakıtı depodan çekerek alçak basınç boruları aracılığıyla yakıt enjeksiyon
Pompasına gönderen pompaya besleme pompası denir.
Yakıt Pompası
Düşük basınçtaki yakıtın basıncını 400–2000 bar gibi çok yüksek bir basınca
yükselterek, zamanında ve istenilen miktarda yüksek basınç boruları aracılığıyla
Enjektörlere gönderen yakıt sistemi elemanıdır. Aynı zamanda taşıtın yük ve hız
durumuna göre enjektörler gönderilecek yakıt miktarının ayarlanmasını da yakıt
Pompası gerçekleştirmektedir.
Sıra tipi enjeksiyon pompası Yıldız tipi enjeksiyon pompası -
17.
0"6 Sigma EFQM Mükemmellik Modeli’ ne (Toplam Kalite Yönetimi’ ne) alternatif bir uygulama değildir. EFQM Mükemmellik Modeli’ ne ve/veya ulusal / uluslararası kalite ödülüne giden yolda etkili ve bütünleyen bir araçtır."
Bu kısmı biraz daha açar mısın kanka? Çok detay verememişsin sanki. -
18.
0kaymak gibi yazmışsın kardeşim güzel paylaşım +rep
-
19.
0sayende entel oldum qanqa
-
20.
0Yakıt pompasının gönderdiği basınçlı yakıtı yanma odasına atomize halde püskürten yakıt sistemi elemanlarına enjektör denir. Enjektörler çok değişik tip ve büyüklükte imal edilmektedir. Sistemin en önemli parçalarından olan enjektörler, filtrelerin zamanında değiştirilmemesine ve yakıt kalitesine bağlı olarak çok sık tıkanarak arıza meydana getirmektedir.Tümünü Göster
Isıtma Bujileri: Dizel motorlarının soğuk havalarda motorun daha kolay çalışmasını sağlarlar.
Yakıt Göstergesi: Mazot deposundaki yakıt miktarını depoda bulunan bir şamandra sistemi ile algılayarak sürücünün görmesini sağlar.
Yakıt Sisteminin Havasının Alınması:
Dizel motorlarında yakıtın tükenmesi sonucu veya çeşitli arızalar nedeni ile yakıt sistemi içerisine hava girerse yakıta yapılan basınç devamlılık arzetmeyeceği için motor çalışmaz. Bunun için havanın sistemden çıkartılması gerekmektedir. Hava almada, depodan başlanarak, musluk, filtre, pompa ve enjektörlerden sıra ile hava alınır.
Yakıt Sisteminin Hava Yapmasının Sebepleri:
- Depoda yakıtın tükenmesi,
- Alçak basınç borulardaki çatlak veya kaçaklar, yakıt borularının sökülmesi,
- Filtre değişimleri ve temizlenmesinde gerekli özenin gösterilmemesi.
- boru ve rekorların gevşemesi.
Dağıtıcı Püskürtme Pompası Sisteminin Yapısı
Depoda bulunan elektrikli yakıt pompası, iki emme püskürtme pompasını çalıştırır. Bunlar deponun içindeki yakıt toplama bölümünü yakıtla doldurur. En küçük kir zerreleri dahil, pompaya zarar verebileceğinden, yakıt filtresi yakıtı dağıtıcı enjeksiyon pompasına ulaşmadan temizler. Dağıtıcı enjeksiyon pompası yakıt toplama bölümünden yakıtı emer ve püskürtme miktarını ayarlar. Yakıtın püskürtme memelerine dağılımıda dağıtıcı enjeksiyon pompası tarafından yapılmaktadır. ihtiyaç fazlası yakıt, pompa ve püskürtme memeleri vasıtası ile geri dönüş kanalına oradan da depoya gider.
Distribütör tipi sistemler
• Radial pistonlu dağıtıcı enjeksiyon pompası, dağıtıcı püskürtme sisteminin başlıca kısmıdır.
• Elektronik olarak ayarlanır ve kendi kontrol ünitesi vardır. Başlıca görevleri;
– Yakıtın 1500 bar’a sıkıştırılması,
– Yakıtın enjektör memelerine dağıtılmasıdır.
YILDIZ POMPA
Yıldız pompanın diğer ismi "Distribütör tip pompa? dır. Yıldız pompada bir "pompa elemanı" ünitesi tüm motor silindirler için basıncı üretir. Yıldız pompada bu üniteye "rotor" adı verilir. Mekanik Yıldız Pompa (VE) VE tipi yıldız pompa, kompakt yapıdaki boyutlarına rağmen yüksek performans göstermektedir. Sıra tipi püskürtme pompasının aksine yıldız pompa, basınçlı yakıtı her silindire tek bir pompa elamanıyla sevk etmektedir. Yakıt enjeksiyonu için mümkün olan en yüksek toleransın kritik bir önemi bulunur. Bir binek otomobilin dizel motorunu düşündüğümüzde, yıldız pompa, rölanti durumda enjektör memesinin her açılışında litrenin milyonda biri (5 mm³) kadar yakıt püskürtür.
ELEKTRONiK YILDIZ POMPALAR
Eksenel pistonlu yıldız tipi pompada yüksek basınç oluşumu bir eksenel piston ile, radyal pistonlu versiyonda ise birkaç radyal piston tarafından sağlanır. Son jenerasyon yıldız pompalar, üzerlerine direkt olarak ECU takılmış, kompakt sistemlerdir. Bu sistemlerin en önemli özellikleri; yakıt ölçümü için yüksek- basınç solenoid valfi, pompaya takılmış bir EDC ve yıldız pompanın şaft pozisyonu belirleyen devir kontrol sensörüdür. Püskürtme başlangıcının hassas kontrolü yakıtın en iyi bir biçimde kullanılmasını sağlarken düşük partikül, hidrokarbon, azot oksit (NOx) emisyonu ve düşük gürültü seviyesi sağlamaktadır. Solenoid valf kontrollü VP30 eksenel-pistonlu yıldız tip pompa 1550 bara kadar basınç üretir. VP44 radyal pistonlu yıldız pompalar geometrik olarak artan yakıt sevk hızları sağlarlar, ve sonuç olarak 1850 bara kadar enjektör memesi basınçları üretirler. Bu basınç, orta büyüklükteki bir binek aracın ağırlığının bir insanın serçe parmağına yaptığı basınca denk gelmektedir.
Common-rail Fuel Injection
Hydraulic Electronic Controlled Unit Injector (HEUI)
Common Rail, “tutuculu püskürtme” veya “ortak boru” anldıbına gelen, dizel motorlarda kullanılan bir yakıt enjeksiyon sistemidir. Bugüne kadar kullanılan aynı türdeki sistemlere göre yakıt sarfiyatı, egzoz gazı emisyonu, çalışma sistemi ve gürültü oluşumunda daha üstün bir sistemdir. Direkt tahrik edilen blok veya tek pompalı sistemlerden farklı olarak Common-Rail’de basınç oluşumu ve püskürtme ayrılmaktadır. Geleneksel dizel direkt püskürtücüleri yaklaşık 900 bar’lık basınç ile çalışırken, Common-Rail Sistemi, yakıtı 1500 bar’a kadar yükselen bir basınç ile ortak bir boru üzerinden enjektörlere dağıtır. Elektronik motor kumandası, bu yüksek basıncı, motorun devir sayısına ve yüküne bağlı olarak ayarlar.
Püskürtmeyi, enjektörler üzerinde bulunan ve süratle anahtarlanabilen manyetik supaplar sağlamaktadır. Bu da püskürtmenin şekillendirilmesi, püskürtme miktarının ölçülmesi ve yakıt püskürtmesi bakımından yeni imkanlar sağlamaktadır. Ayrıca yine bu imkanlar sayesinde yeni sistemin mükemmel bir avantajı olan Pilot (ön) Püskürtme ortaya çıkmaktadır.
Pilot püskürtme, esas ana püskürtmeden önce oluşarak yakıtın yanmasına ilişkin çıkış oranlarını yüksek derecede iyileştirmektedir. Ön veya çoklu püskürtme, süratli manyetik supaplarına çok kere kumanda edilmesi ile oluşturulur. Böylece hem zararlı madde ve gürültü emisyonu hem de dizel motorlarının sarfiyat değerleri daha da azaltılmaktadır. Common-Rail sistemi, motorda önemli değişiklikler yapılmadan, kullanılan püskürtme sisteminin yerini alabilmektedir.
Basınç oluşumunun ve püskürtmenin ayrılmasına ilişkin tek şart, bir dağıtıcı boru (rail) ve enjektörlere giden borulardan oluşan, Yüksek Basınç Tutucusu’dur. Sistemin çekirdek parçası, manyetik supap kumandalı enjektördür. Püskürtme olayı, beyinden manyetik supaba giden bir sinyal ile başlatılır. Bu arada püskürtülen miktar, hem manyetik supabın açılma süresine hem de sistem basıncına bağlıdır. Sistem basıncını, yüksek basınçlı, pistonlu pompa oluşturmaktadır. Adı geçen pompa, düşük tahrik dönme momentleri ile çalışır, bu da pompa tahrikinin yükünü azaltmış olur. Basınç oluşumu için, binek otomobillerde distribütör tipi pompalar; ticari araçlarda ise sıra tipi pompalar öngörülmüştür. Common-Rail sistemlerinde, beyin, sensörler ve çoğu sistem fonksiyonları, başkalarında bulunan pompa-meme-birimi ve pompa-boru-meme gibi zamana bağlı tek pompa sistemleri ile eşittir. Common-Rail tekniği ile varılan gelişmeler duyulabilmekte ve ölçülebilmektedir. Ön püskürtme sayesinde bu direkt püskürtücü, ön yanma odalı motorun düşük gürültü seviyesi ile çalışırken aynı zamanda en katı egzoz gazı kurallarına da uymaktadır
BiRiM ENJEKTÖR SiSTEMLERi
Günümüzün dizel motorları performans kapasitesi, yakıt tüketimi, sürekli daha da sıkılaşan egzoz gaz emisyon kanunları ve gürültü seviyesi sınırlandırmaları gibi gittikçe artan taleplerle karşı karşıya kalmaktadır. Direkt püskürtmeli motorlar için bu konuda çözüm ?mümkün olduğunca yakın olma? prensibidir. Bu da, zaman- kontrollü, kısa püskürtme hatlı yüksek performanslı silindir-modüler püskürtme pompasıdır. Pompa ne kadar enjektör memesine yakınsa püskürtme hassasiyeti de o kadar fazla olmaktadır. Doğrudan doğruya motorun silindir kafasına takılmış veya silindir bloğuna entegre edilmiş bu püskürtme sistemleri motorun gürültü düzeyini de azaltmaktadır. Yakıt motorun her silindirine kendi yakıt püskürtme modülüyle püskürtülür. Birim Enjektör Sistemi?nde enjektör, solenoid ve pompa elemanı tek bir montajda toplanmıştır. Birim enjektör sisteminin direkt olarak motorun silindir kafasına takılması ve tahrik edilmesiyle yeni tasarlanmış motorlarda kullanım amaçlanmıştır. Ayrı ayrı pompalar motorun üstten eksantriğinden kamlar ile tahrik edilirler.
BiRiM POMPA SiSTEMLERi
Birim pompa sistemi Birim Enjektör Sistemine benzer. Sistem tahriğini yine doğrudan eksantrik milinden alır, ancak eksantrik milinin silindirlerin üstünden olmadığı motorlarda kullanılırlar. Bu sistemde basıncı üreten pompaya enjektörler bir yakıt hattı ile bağlanmaktadır. Birim Pompa (UPS) tahriği eksantrik mili tarafında pompa üzerindeki bir makara iteceği vasıtayla yapılır. Pompanın ürettiğini basınçla mazot yakıt hattı üzerinden enjektörlere gelir.
KIZDIRMA BUJiSi
Kızdırma bujileri diğer adıyla ısıtıma bujileri, dizel motorlarının soğukken kolay çalışmasını sağlayan komponenttir. Dizel motorları sıkıştırmalı motordur. Dizel motoru motor pistonlarının sıkışırma hareketiyle sıkıştırılan ve ısıtılan havaya mazotun yüksek basınç ile püskürtülmesi prensibi ile çalışır. Ancak düşük sıcaklıklarda ve motor soğuk iken, mazot ya hiç yanmaz ya da yetersiz yanar. Bu yüzden motorun çalıştırılmasına yardımcı olmak için kızdırma bujileri kullanılır.
EDC ELEKTRONiK DiZEL KONTROL
Püskürtülen yakıt miktarı veya püskürtme zamanı gibi pom